Süt Ürünleri PCOS'u Tetikler mi? Gerçekleri Doğru Okumak
Dr. Elif Yılmaz
Fonksiyonel Tıp Uzmanı
Polikistik Over Sendromu (PCOS) ile savaşan birçok kadının beslenme yolculuğunda kafasını en çok karıştıran konulardan biri süt ürünleridir. İnternetteki bazı kaynaklar "Sütü hayatınızdan tamamen çıkarın!" diye bağırırken, diğerleri her sabah peynir yemenizi önerebiliyor. Peki hormon sağlığınız ve sivilceleriniz söz konusu olduğunda bilimin gerçekte ne söylediğine bakalım.
İnek Sütü ve IGF-1 (İnsülin Benzeri Büyüme Faktörü)
Özellikle endüstriyel olarak üretilen klasik A1 tipli inek sütünün PCOS semptomlarını alevlendirebilmesinin altında çok spesifik biyolojik bir neden yatar. Süt, doğası gereği yeni doğmuş bir buzağıyı hızla büyütmek için tasarlanmış bir sıvıdır ve bu nedenle içinde yoğun miktarda IGF-1 (İnsülin Benzeri Büyüme Faktörü) barındırır.
Zaten kanında aşırı düzeyde İnsülin dolaşan bir PCOS vücuduna bu hormon fazladan eklendiğinde, yumurtalıklar anında uyarılır. Yumurtalıklar bu büyüme faktörüne, vücuda devasa miktarda Testosteron (Erkeklik hormonu) pompalayarak tepki verir. Bu aşırı androjen üretimi; çene altındaki inatçı kistik sivilcelere, dökülen saçlara ve göbek çevresinde kalınlaşan yağ tabakasına doğrudan sebep olur.
"Light" (Yağsız) Süt Daha Mı Masum?
Diyet sektörünün en büyük yalanlarından biri de "Kilo vermek için yağsız (skim) süt tüketmelisin" söylemidir. Sütün içindeki doğal hayvansal yağı çıkardığınızda, geriye sadece laktoz (süt şekeri) ve hormonlar (özellikle testosteron türevleri) kalır. Araştırmalar, yağsız sütün kana karıştığında, tam yağlı bir süte kıyasla kan şekerini astronomik hızlarda yükselttiğini ve insülin krizini (dolayısıyla insülin direncini) katlayarak artırdığını kanıtlamıştır. Eğer süt tüketiyorsanız, kesinlikle tam yağlı olanları tercih etmelisiniz.
Hangi Süt Ürünleri PCOS Vücudu İçin Daha Güvenlidir?
Tüm sütleri veya peynirleri hayatınızdan tamamen kazımak zorunda değilsiniz. Çözüm, doğru süt proteini türünü seçmektedir:
- Koyun, Keçi ve Manda Sütü (A2 Kazein İçerir): A1 inek sütünün aksine, bu hayvanların sütünde bulunan A2 tipli protein zincirleri, insan sindirim sistemine (ve anne sütüne) genetik olarak çok daha yakındır. Bağırsak astarını tahriş etmezler, vücutta iltihaplanma (inflamasyon) yaratmazlar ve insülini zirveye taşımazlar. Eğer peynir seviyorsanız, Ezine, tulum veya keçi/koyun sütünden yapılmış yerel peynirler çok daha güvenlidir.
- Fermente Edilmiş Ürünler (Yoğurt, Kefir): Süt, kaliteli bir şekilde fermente edildiğinde içindeki zorlu süt şekeri (laktoz) bakteriler tarafından tüketilir. Özellikle ev yapımı kefir veya probiyotik organik yoğurtlar, insülini zıplatmadığı gibi, bağırsaklardaki "iyi bakteri" ordusunu besleyerek vücuttaki düşük dereceli, kronik inflamasyonu da tamir ederler.
- Kaliteli Tereyağı (veya Sade Yağ/Ghee): Tereyağı (özellikle laktozdan arındırılmış sade yağ formu) nerdeyse sıfır laktoz ve sıfır süt proteini barındırdığı için, hücre zarının onarımı ve cinsiyet hormonlarının düzgün sentezi açısından mükemmel bir sağlıklı yağ kaynağıdır.
Süt Ürünlerini Ne Zaman Diyetten Çıkarmalısınız?
Eğer çenenizde ve sırtınızda ne yaparsanız yapın geçmeyen devasa, ağrılı, çıbanımsı akneler varsa; sürekli bir sinüs tıkanıklığı, burun akıntısı, kronik yorgunluk ve karın bölgesinde şiddetli (davul gibi) bir şişkinlik çekiyorsanız, vücudunuz açıkça süt ürünlerine (özellikle de kazeine) reaksiyon gösteriyor demektir. Bu durumda 30 günlük sıkı bir Eliminasyon Diyeti (süt ürünlerini sıfıra indirme) yaparak cildinizin ve yumurtalıklarınızın nasıl mucizevi bir şekilde nefes aldığını kendi gözlerinizle görebilirsiniz.

