PCOS İçin Yoga: Hormonları Dengeleyen ve Pelvik Bölgeyi Rahatlatan Pratikler
Dr. Elif Yılmaz
Fonksiyonel Tıp Uzmanı
Toplumda yoga genellikle sadece "bedeni esnetmek" veya meditatif bir aktivite olarak görülse de, Polikistik Over Sendromu (PCOS) ile mücadele eden kadınlar için çok daha derin, hücresel ve tamamen tıbbi bir onarım sürecidir. Bedenin sürekli bir savaş halinde olduğu, yüksek insülinin yumurtalıkları sıkıştırdığı bir hastalıkta, sinir sistemini bilinçli olarak yavaşlatmak iyileşmenin altın anahtarlarından biridir.
Yoganın Endokrin (Hormon) Sistemi Üzerindeki Çarpıcı Etkisi
Yoga pratikleri, bedenin sinir sisteminin "Dinlen ve Sindir" (Parasempatik) tarafını zorla devreye sokar. Derin nefesler eşliğinde yapılan hareketler, böbrek üstü bezlerine doğrudan şu mesajı gönderir: "Şu anda bir tehlike yok, hayatta kalma modundan çıkabiliriz." Bu mesaj alındığı an, vücuttaki kortizol (stres hormonu) üretimi yavaşlar.
Kortizol düştüğünde karaciğer gereksiz yere kana şeker pompalamayı bırakır. Şeker düştüğünde pankreas devasa insülin dalgaları yaratmaya son verir. İnsülin dindiğinde ise yumurtalıklar o fazla erkeklik hormonlarını (Testosteronu) üretmeyi keser. Yani matın üzerinde aldığınız derin bir nefes, aslında çenenizdeki kistik sivilcelerin veya inatçı sivilcelerin biyolojik kökenine uzanan müthiş bir zincirleme reaksiyon başlatır!
Yumurtalıklarınızı Besleyen Özel Pozlar (Asanalar)
Modern yaşamda, ofis sandalyelerinde ve koltuklarda saatlerce iki büklüm oturmak, kadınların pelvik (leğen) bölgesindeki kasları (Psoas kası dahil) kilitler ve katılaştırır. Oysa rahim ve yumurtalıklar, ancak çevrelerine taze, oksijenden zengin kan geldiğinde sağlıklı çalışıp düzenli yumurtlayabilir (ovülasyon).
İşte tam da bu bölgedeki kan dolaşımını canlandıran, kasılı kalmış rahim dokularını nazikçe esneterek adet akışını kolaylaştıran, her kadının günlük rutinine eklemesi gereken 3 mucizevi PCOS pozu:
1. Kelebek Duruşu (Baddha Konasana)
Yere oturun, ayak tabanlarınızı birbirine değdirin ve topuklarınızı nazikçe kasıklarınıza doğru çekin. Dizlerinizin iki yana (bir kelebeğin kanatları gibi) düşmesine izin verin. Gerekirse dizlerinizin altına yastık koyabilirsiniz. Bu poz, her gün yapıldığında iç uylukları, kasıkları ve dizleri muazzam bir şekilde esnetir. İdrar yolu ve pelvik bölgeye hücum eden taze kan, yumurtalıkları besler ve düzensiz adetlerin (veya şiddetli PMS kramplarının) ilacıdır.
2. Çocuk Pozu (Balasana)
Dizlerinizin üzerine oturun, kollarınızı ileri doğru olabildiğince uzatın ve alnınızı yere (veya matınıza) yaslayın. Karnınızı üst bacaklarınızın arasında serbest bırakın ve her nefes alıp verişinizde karnınızın o alana dolup boşalmasını hissedin. Bebekliğimizden aklımızda kalan bu teslimiyet pozu, omurgayı uzatır ve beynin en ilkel bölgesine çok güçlü bir "Güvendeyim" sinyali yollayarak zihinsel karmaşayı aniden durdurur.
3. Duvara Bacak Dayama (Viparita Karani)
Günün en yorgun hissettiğiniz anında (özellikle uyumadan önce) kalçanızı duvara iyice yapıştırın ve bacaklarınızı dümdüz yukarıya (duvara) doğru uzatın. Kollarınızı iki yana açın ve 5-10 dakika bu şekilde kalın. Bütün gün bacaklarda biriken kanın, yerçekimi sayesinde yavaş yavaş tekrar kalbe, karın ve rahim bölgesine geri dönmesini sağlar. Sistemin adeta fişini çeken ve ödem atan bir numaralı restorative yoga duruşudur.
Yogaya Başlarken Tavsiyeler
Yoga, vücudunuzla yeniden barışmak için bir araçtır; kendinizi zorlamak veya başkaları gibi şekillere girmek için değil. Eğer yogaya yeni başlıyorsanız, "Restorative (Onarıcı) Yoga" veya "Yin Yoga" gibi daha yavaş, daha uzun süreli ve bedeni yastıklarla/battaniyelerle destekleyen ekolleri tercih edin.
Unutmayın, haftada iki gün evinizde ayıracağınız 20 dakikalık bir yoga seansı bile, kalıcı hormon sağlığına ve dengeli bir uyku döngüsüne giden yolda, ağır bir spor salonunda ter dökmekten çok daha hızlı ve kalıcı tedavi edici sonuçlar doğurabilir.

